İNCİLLERDEKİ EKSİKLİKLER NE ANLAMA GELİYOR?
Bir veı gerekmez mi?
Mesela; İsa'nın, havarileriyle birlikte yemiş olduğu ‘son akşam yemeği' konusu diğer üç İncilde (Matta: 26/26-28; Markos: 14 /22-24; Luka: 22/19,20) anlatılmasına rağmen Yuhanna İncilinde neden yokya birkaç İncil'in anlattığı çok önemli bir hususu, diğer İncil'de/İncillerde bulamamak; tahrifatın açık bir tescili değil midir? Eğer bir İncil, tek başına Allah'ın kitabı ise; diğerlerinden eksik olmamastur? (*)
Hz.İsa'nın tutuklanmasından önce, Son Yemek 'in bitiminde, havarilerle yaptığı son görüşmeler bölümünü nakleden tek İncil yazarı Yuhanna'dır. Bu görüşmeler, hayli uzun bir hitabe ile sona ermektedir: Yuhanna İncili'nin dört bölümü(14 ila 17. bölümler) bu rivayete tahsis edilmiştir ki; bununla öteki İncillerin hiçbir ilgisi bulunmamaktadır...
(*): “Yemek sırasında İsa eline ekmek aldı, şükran duasını yapıp ekmeği böldü ve öğrencilerine verdi. ‘Alın, yiyin' dedi; ‘bu benim bedenimdir.' / Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek; ‘Hepiniz bundan için,' dedi. / Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.”(Matta: 26/26-28) şeklindeki İncil ifadelerinden hareketle Hıristiyanlar, âyin esnasında; -İsa'nın eti ve kanı' niyetine papaz elinden- şaraba batırılmış ekmek yemektedirler. Bu inanç ve uygulama, Hıristiyanlığın temel unsurlarındandır ve buna ‘Eucharistie(Ökaristi)' denir. Yani; ‘insanın yiyip içtiği kutsal ekmek ve şarapta, Tanrı'nın hazır bulunduğuna ve insanın, bunu yiyip içmek suretiyle Tanrı ile birleştiğine inanmak,' demektir.
İsa ile bütünleşmek; Yuhanna'da - ‘ son akşam yemeği'nden/‘Eucharistie(Ökaristi)'den söz edilmeden- şu şekilde beyan edilmektedir: “ Yu.6:54: Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim. / Yu.6:55: Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir./ Yu.6:56: Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.”
Hz.İsa'nın ruhani vasiyetini ihtiva eden, böylesine dokunaklı veda hikayesinin Matta, Markos ve Luka'da en ufak bir şekilde dahi yer almamasını nasıl izah etmeli?.. (Kitab-ı Mukaddes, Kur'an ve Bilim, s.155)
Yine; Petrus'un İsa'ya doğru, su üzerinde yürümesi; balığın ağzında akça/para bulunması; Platus'un hanımının rüyası; İsa'nın kıyamında, bütün azizlerin mezarlarından kalkması; İsa'nın kabri başına muhafızların konulması gibi hususlar, sadece Matta İncilinde bulunmakta ve diğer üç İncillerde hiç bahsi geçmemektedir. (*)
(*): Bugünkü Tevrat ve İncillerdeki -geçmişten bugüne artarak intikal eden-bütün bu farlılıklar, çelişkiler ve tutarsızlıkları, acaba “Kitab-ı Mukaddes” inanlıları nasıl açıklıyor dersiniz?..Kendilerinden dinleyelim:
“Böylesine uzun dokümanların elle yazılması yorucu bir iştir ve bazı yanlışlıklar kaçınılmazdır. Bunları kopya edenler, birbirlerine benzeyen harfleri karıştırabilirler, yerlerini değiştirebilirler, ya da aralarındaki metni atlayarak tekrar edilen bir sözcükten ötekine geçebilirler. Kopya etmekte olduğu elyazmasının kenarındaki bir yazıyı metnin bir kısmı olarak metne dahil etmiş olabilirler. İyi niyetli bir yazıcı, elyazmasına gramerini ya da anlamadığı bir noktayı ‘düzelterek' kasıtlı değişiklikler ekleyebilir. Sonuç olarak, kopya etme işlemi büyük bir dikkat ve saygıyla yapıldığı halde, bu elle kopya edilen elyazmalarında çok sayıda küçük çelişkiler bulmaktayız...
Söz konusu çelişkilerin, -hemen hemen hiçbir istisna olmaksızın- Kutsal Kitap ayetlerinin elle kopya edilmesinin sonucu olan küçük hatalar olduklarını söyleyebiliriz. Kutsal bir Tanrı'nın önündeki dürüstlük, bunların hiçbirinin gözardı edilmemesini gerektirir. Yine de, binlerce elyazmasının dikkatle incelenmesi, günümüzde çeviride kullanılan Yunanca metnin esinlendirilmiş orijinaline çok çok yakın olduğunu kanıtlar. Sonuç olarak bu, ‘Kutsal Kitap' ayetlerinin gerçek olduğunun kanıtını kuvvetlendirmiştir ve gerçek bir dürüstlükle elimizde Tanrı'nın gerçek Sözü olduğundan emin olabiliriz..!”
(www.isamesih.org sitesinde John G ilchrist imzasıyla yayınlanan ‘Evet Kutsal Kitap Tanrı Sözüdür' kitabından aynen alınmıştır.)
Bu ifadeler; Tevrat ve İncil'in tahrif edildiğinin/bozulmuş olduğunun, mevcut K. Mukaddes'in çelişki ve hatalarla dolu olduğunun; aslını kaybettiğinin açıkça itirafından başka nedir?!.Yani açıkça şu beyan ediliyor: “Elimizdeki Tevrat ve İnciller, bir sürü hatalarla doludur ama yine de Tanrı'nın kitabıdır!..”