ust_banner

sol_blok

Ana sayfa
 
KURAN-I KERİM

HADİSLER
İNCELEME - ARAŞTIRMA
GÜNDEM YAZILAR
BAŞKA HAKİKATLER
EKÜMENİK KUTSAL KİTAP
<< Tamamını Oku >>

Apokrif Kitaplar

Kitab-ı Mukaddes
 
Linkler
İletişim

"(Resûlüm) de ki:
Ey Ehl-i Kitap!
(Yahudi ve Hıristiyanlar!) Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse, işte o zaman; 'Şahit olunuz ki, biz Müslümanlarız' deyiniz."

(Âl-i İmran S., 64)

DİYALOG'U TEMİZE ÇIKARMA GAYRETLERİ

Yıllardır misyonerlerin önünü açıp hem siyasi hem de fikri planda destek veren Diyalog Havarileri misyonerliğin Türkleri etkilemediğini savundu.

Yıllardır Misyonerlerin önünü açıp hem Siyasi hem de Fikri planda destek veren Diyalog Havarileri Misyonerliğin Türkleri etkilemediğini savundu.

Oysa ki Diyalog sürecinden sonra Türkiye'de yasadışı olarak kurulmuş onbinlerce Kilise evde Türk vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu emniyet raporlarında yer almaktadır.

1999'da Sadece Sakarya'da deprem bölgesinde 3.000 Türk vatandaşı Hıristiyan yapıldı.

...Türkiye'nin her yerinden yağmur gibi gelen telefonlarla, okuyucularımız bölgelerindeki misyoner çalışmalar hakkında bilgi verdiler...

BURADA DA GÖRÜLECEKTİR Kİ MİSYONERLİK FAALİYETLERİNDE ASIL HEDEF TÜRK MİLLETİDİR.

İşte size Türkiye'nin her yerinden yağan bu bilgilerinden bir kesit:


"Düzce'nin Gölyaka ilçesinde Hacı Süleymanbey Köyü'nde imece evleri yapıldı.

Papaz buradan arsa aldı. Villa yaptı. Şimdi Hıristiyanlaştırma çalışması yapıyor."

(Bu bilgide çeşitli yanlışlıklar bulunmaktadir.Şöyle ki;
- İmece evlerinin misyonerlik faaliyetleri ya da herhangi bir dinsel kuruluşla ilgisi yoktur. Hükümet tarafından köyde evi yıkılan depremzedelere verilen EYY kredisi ( geri ödemeli), Hollanda - Gelderland Eyaletinde yaşayan Türkiye vatandaşlarının topladığı yardım parasından bütçesi oluşmaktadır. İş gücü ise evleri depremde yıkıldığı Bayındırlık İl Müdürlüğü tarafından saptanmış olan köylülerden oluşmaktadır.
- Proje Türkiye ve Dünyada örnektir. Kendi gücüne dayanarak konut sorununu sağlıklı-güvenli çözdüğü için. Düzce Valiliği ve Gölyaka Kaymakamığı, Belediyelerinin bilgisi dahilindedir.
- Prestebiryen Kilisesinin deprem sonrası yaptığı prefabriklerle alakası yoktur.
Hassasiyet göstererek düzeltmeniz dileğiyle.
İyi çalışmalar. Erbay Yucak <erbayucak@gmail.com>)

"İzmir'de misyonerlik faaliyeti yapan 10 kilise var."

"Selçuk'taki Papaz kampında Türk gençleri önce Hıristiyanlık eğitiminden geçiriliyor, sonra Pastör olarak Anadolu'nun değişik yerlerine gönderiliyor."

"Of'ta boşta gezen gençlere yüzer Dolar verilip kiliseye davet ediliyor"

"Ankara Sakarya Caddesi'nde açıkça İncil dağıtılıyor. Nurcu öğrenciler, üniversite öğrencilerini toplayıp kiliseye namaz kılmaya götürüyor."

"Gaziosmanpaşa Bolluca'daki yurtta çocuklara Hıristiyanlık propagandası yapılıyor" "Kayseri'de bir çok kilise evi açıldı"

"Gaziantep'teki bir kolejde yabancı İngilizce öğretmenleri yıllardan beri misyonerlik yapıyor."

"Akçaabat Ortamahalle'de metruk haldeki kilise, Belediye tarafından onarıldı."

"Anadolu'da bir lisede öğretmenim. Bilhassa kız öğrencilerde haç şeklindeki kolyeler giderek yaygınlaşıyor."

"Selçuk Meryamana'da kilise ayinine katılan Türklerin sayısı her geçen gün artıyor."

"Beşiktaş Serencebey'de bir kilise evi açıldı."

"Adıyaman'da kilise evleri ve misyoner faaliyetler son yıllarda çok yoğunlaştı."
"Ankara Pursaklar'da oturduğumuz semtte 6 adet kilise evi açıldı."

"Antalya Akdeniz Koleji'nde 63 öğrenci tomar tomar Dolar karşılığı Hıristiyanların ağına düştü."

"Pendik Güzelyalı İnönü Caddesi'ndeki bir evde misyoner faaliyette bulunuluyor."

Vatikan, Diyalog süreci ile neyi amaçlamaktadır?

Papalığa Göre Dinler Arası Diyalogdan Amaç İnsanları Kilise'ye Döndürmektir: Şimdiki Papa II. Jean Paul'e göre "Dinler arası diyalog, Kilise'nin insanları Kilise'ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır."(9)

Papa'ya göre bu durum Hıristiyanlığın doğasından kaynaklanır: "Diyalog bir ve üç olan Tanrı'nın kendi hayatına dayanır... Böylece diyalog Kilise'nin kurtarıcı misyonunun bir parçasıdır; gerçekten bu bir kurtuluş diyalogudur. Çünkü böyle hakiki bir diyalog bir Hıristiyan için inandığını pratiğe dökmektir, saygı göstermek ve dinlemek suretiyle başkalarına İncil'in mesajını öğretmektir."(10)

Diyalog kavramını II. Vatikan Konsili'ne öneren Papa VI. Paul de bu yönde düşünmektedir: " Biz her ne kadar Hıristiyan olmayan dinlerin manevi ve ahlâkî değerlerini tanıyor, saygı gösteriyor, onlarla diyaloga hazırlanıyor ve din hürriyetini savunmak, insanlık kardeşliğini tesis etmek, kültür, toplumsal refah ve sivil iradeyi oluşturmak gibi hususlarda diyaloga girmek istiyorsak da dürüstlük bizi gerçek kanaaatimizi açıkça ilan etmeye mecbur etmektedir; yegâne gerçek din vardır, o da Hıristiyanlıktır." (11)

Konsil'in bütün dokümanları olağanüstü bir uyum içinde, Hıristiyanlık dışındaki dinlerde, kültürlerde ve geleneklerde ilahi gerçeğin ancak kırıntılar halinde bulunduğunu kabul etmektedir. Bu, Nostra Aetate'de12 şöyle ifade edilmektedir: "Katolik Kilisesi bu dinlerdeki (Hıristiyanlık dışındaki dinler) gerçek ve kutsal olan hiçbir şeyi reddetmez. Kendi öğretisinden birçok yönden farklı olmakla birlikte bütün insanlığı aydınlatan ilahi gerçeğe ait bir parça ışık yansıtan doktrin, ahlaki kural, hareket ve hayat tarzlarına büyük saygı duyar. Yine de Kilise gerçek yol, ilahi hakikat ve doğru hayat olan Mesih'i ilan etmeye mecburdur."(13) ( Kaynak: misyonerlik.com )
---------------------------
*9 John Paul II, Redemptoris Missio, Libreria Editrice Vaticana, Roma-1991, s. 55. "55. (REDEMPTORIS MISSIO Encylical Letter of Pope John Paul II On the Permanent Validity of the Church's Missionary Mandate December 7, 1990.
http://www.cin.org/jp2ency/rmissio.html; Fransızca metin için bkz., http://www.vatican.va/holy_father/john_paul_ii/encyclicals/documents/hf_jp-ii_enc_07121990_redemptoris-missio_fr.html
*10 Podgorski, F. R., Towars A Catolic Theolojy of Misyonary Dialogue And Dialogical Mission With Other Religions, Roma-1987, s. 142 vd. Pavlus'un Korintililere yazdığı ikinci mektubun altıncı bölümündeki direktifler sanırız bu bağlama denk düşmektedir. Pavlus hıristiyan olmayanları şeytan ile özdeş tutuyor
*11 Catholic Official Teachings, VIII: Clergy and Laity, Edited by Odile M. Liebhard, Wilmington-1978, s.13 vd.; Papa II. Jean Paul'un İslam hakkındaki kanaatleri için ayrıca bkz., Dr Thomas Michel, Papa II. John Paul'ün Müslümanlara Yaptığı Konuşmalarda İslam Hakkında Söyledikleri, DEÜİFD, sayı. VI, İzmir- 1989, s. 553-558.
*12 Bu ünlü beyannamenin orijinal metni için Vatikan'ın resmi websitesindeki şu sayfaya bkz.,
http://www.vatican.va/archive/hist_councils/ii_vatican_council/documents/
vat-ii_decl_19651028_nostra-aetate_en.html
*13 Güngör, s. 135 vd.

KONUYA DAİR DİYALOGCULARIN YAPMIŞ OLDUĞU HABER AŞAĞIDADIR:

Misyonerlik gerçekten tehdit mi?
Türkiye'de son dönemde artış gösterdiği belirtilen misyonerlik faaliyetlerinin gerçek boyutu ne? Kaç müslüman din değiştirdi, din değiştirme gerekçeleri neler?

Din değiştirenler / Müslüman gözüken vatandaşlar

Son 88 yılda İslamiyet'ten Hıristiyanlığa geçen yaklaşık 2 bin kişinin neredeyse tamamına yakınının zaten Ermeni, Süryani, Rum ya da Yahudi kökenli olduğu belirlendi.

Haftalık haber dergisi Aksiyon, son sayısında 'Hıristiyanlaşan Türkler' konusunda bugüne kadar gündeme gelmeyen bir ayrıntıya dikkat çekti. Son yıllarda ısrarla gündemde tutulan haberlere göre Anadolu'da binlerce 'kilise ev' açıldı, on binlerce Türk genci Hıristiyanlığı seçti. Ancak, Aksiyon'un haberi gerçeğin böyle olmadığını ortaya koyuyor. Habere göre, yıllarca Türk isimleri taşıyan ve Müslüman gözüken yüzlerce TC vatandaşı, son yıllarda eski dinlerine ve isimlerine geri dönüyor. Hakan Güven'in hazırladığı dosyada, yüze yakın kişinin de evlilik yoluyla Hıristiyanlığa geçtiği belirtiliyor.

Din değiştirenler arasında icraatları ve açıklamalarıyla gündeme gelen asker, siyasetçi, akademisyenlerin yakınları da bulunuyor. Belli çevrelerin siyasî argümanları ya da kendi hesapları yüzünden çarpıttığı "Hıristiyan olmuş Türkler" meselesinde son sözü aslında nüfus kayıtları söylüyor. Çünkü kimin hangi milliyetten geldiği, ancak birkaç kuşağı kapsayan nüfus verilerinin takip edilmesiyle ortaya konabiliyor.

Bugün bir Türk-Müslüman ismi taşıyan kişinin büyük dedeleri ya da nineleri başka bir milletten olabiliyor. Geçtiğimiz haftalarda gazetelere yansıyan bir haber bu konuya iyi bir örnek. 22 Şubat tarihli Hürriyet'te, Evanjelik Hıristiyanların kalesi olarak bilinen Liberty Üniversitesi'ne ilahiyat dekanı seçilen Ergun Caner'in, Müslümanlığı yaymak için ABD'ye göç eden bir imamın oğlu olduğuna dair bir habere yer verilmişti. Aksiyon'un araştırmasına göre, Ergun Caner'in annesi İnez Manica, resmî kayıtlarda Müslüman gözükse de gerçekte kendisi İsveçli bir Hıristiyan. Hıristiyanlığa geçenler üzerine yapılan çalışmaya göre, en çok din değiştirme İstanbul'da gerçekleşirken, onu Diyarbakır, Adıyaman, Batman, Sivas, Tunceli ve Malatya takip ediyor.

Misyonerlik haberlerinde en çok tartışılan konulardan biri misyonerlerin ana hedefinin Kürtler ve Aleviler olduğu yönündeydi. Nüfus kayıtlarında bu konuda da ilginç örnekler var. Kürt kimliğinin öne çıktığı Adıyaman Kahta nüfusuna kayıtlı 1976 doğumlu Remziye Dilekli'nin ailesi aslen Ermeni; fakat son üç kuşak Müslüman-Türk olarak görünüyor. Çevresinde Alevi-Kürt olarak bilinen çok sayıda vatandaşımız köken itibarıyla aslında ne Alevi ne de Kürt. Tunceli Mazgirt Aydınlık köyü nüfusuna kayıtlı Ermeni asıllı Çelik ailesi de bunlardan biri. Ailede herkes Müslüman gözükmekle birlikte 1944 doğumlu Aziz Çelik, 1972'de dinini Hıristiyan olarak değiştirerek Sarkis adını aldı. Ailenin iki oğlu S. Çelik ile S. Çelik, Gregoryen Hıristiyan. Ailede, Aleviler arasında sıklıkla tercih edilen Ali Ekber, Hüseyin gibi isimler kullanılıyor.

1963 yılında ailece Hıristiyanlığa geçen Ermeni asıllı Garabet-Rıza Yağcı ve ailesinin ise Tunceli-Mazgirt, Karaman ve İstanbul-Eminönü olmak üzere üç farklı yerde kaydı bulunmakta. Tunceli ve Karaman'da bulunan kayıtlarda aile Türk-Müslüman gözüküyor. Aksiyon'un haberine göre sayıları az da olsa Müslümanlık'tan Museviliğe dönenler de var.

Aralarında ilginç isimler de var

Emekli Orgeneral Kemal Yavuz'un gelininin kardeşi Mine Yıldırım, 1997 yılında Hıristiyanlığa geçen Salih-Yaşar çiftinin kızı. Mine Yıldırım halen misyonerlik faaliyetlerinde bulunuyor. 1988 yılında Hıristiyan olan Suna Alıcı ise 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı'nın kuzeninin gelini. Türk milliyetçiliğinin teorisyenlerinden, asıl adı Moiz Kohen olan Yahudi Munis Tekinalp'in torunu Sevim Tekinalp ise 1987'de ailesinin asıl dini olan Museviliğe geçmiş.

1906 doğumlu Mustafa Ateş ilginç bir isim. Dersim isyanının elebaşlarından. 1938'de Paht Köprüsü'nü yakarak isyanı başlatmış. Ermeni kökenli. 2003'te Kumkapı Ermeni Patrikliği'nce düzenlenen belgeyle Hıristiyan olan Nejla Genç'in aynı gün oğlu Hüseyin, kızı Seranur da Hıristiyan olmuş. Aile, Kamer Genç'in akrabası. Gürcan Alptekin ise uyuşturucu kaçakçısı Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün yakını. 2003'te Hıristiyan oldu. Meral Tahincioğlu, Süryani Cemaati lideri Yakup Tahincioğlu'nun kızı. 1993 yılında nüfusundaki Müslüman ibaresini Hıristiyan olarak değiştirdi. 2002'de Hıristiyanlığa dönen Özgür Gültekin İstanbul'da bulunan dede-babalardan Ali Hikmet Gültekin'in yeğeni. ( Zaman Gazetesi )]

Bu tarz haberlerin Türkiye'de milli ve dini bütünlüğümüzü tehdit eder bir vaziyete gelen misyonerlerin tehdit unsuru görünmekten kurtulup etkisinin olduğundan daha az gösterilip kamuoyu baskısından kurtarılması için çeşitli dönemlerde misyonerlere yakın kurum ve kuruluşlarca ortaya atıldığı bilinmektedir.

 
alt_banner