Allah Resulü'nden Hoşgörü Örnekleri
"Ben, rahmet peygamberi olduğum kadar savaş peygamberiyim," (Ahmet b. Hanbel; 4.395) buyuran Allah Resulü, mecbur kalmadıkça savaşmamıştır. O'nun hayatı, savaş ortamları dahil, sayılamayacak kadar hoşgörü ve affın örnekleriyle doludur. Bazılarını hatırlayalım:
1 Akrabalarını Islam'a davet için gittiği Taif 'de taş yağmuruna tutulmuş, ayakları kanlar içinde kalmıştı. Cebrail 'in; "Allah'ın selamı var; istersen şu tepeleri Taif halkının üzerine yıkacak ve onları helak edecek..." demesine karşılık, asla böyle bir şey istemediğini belirterek ellerini açmış ve şu duayı yapmıştı: "Allah'ım; (şu) kavmimi(topluluğu) hidayete ulaştır; çünkü onlar (Seni ve Beni ) bilmiyorlar!"
Çünkü O, kan dökmek ve insanları yok etmek için değil, dalaletten hidayete çıkararak gerçek varlığa kavuşturmak için gönderilmişti. Bu tavır ve dua, tam da O'nun bu vasfına yakışmaktaydı. Nitekim, Taif halkı yıllar sonra Islam'la şereflenmişlerdi.
1 Mekke 'nin, kan dökülmeden fethedilmesinin ardından Allah Resulü, bir zamanlar Müslümanlara yapmadıkları hakaret, zulüm ve işkence bırakmayanlara karşı umumi af ilan etmişti. Muktedir olduğu halde intikam almamıştı.
1 Bedir esirlerine yaptığı muamele ne kadar anlamlıydı!..Onlara bir misafir gibi davranmanın yanında; okuma-yazma bilen her esiri, on Müslümana okuma-yazma öğretme karşılığında; zengin olanları fidye vermek şartıyla, hiçbir özelliği olmayanları da birşey beklemeden serbest bırakmıştı. Bu nasıl bir hoşgörüydü; düşmanını yok etmek yerine, meziyetlerinden istifade etmeyi tercih ediyordu!..
1 Necran 'dan gelen Hıristiyan bir grubun, Mescid-i Nebevi 'nin bir köşesinde kendi inançlarınca ibadet etmelerine müsaade buyurmuşlardı. Inanç ve ibadet özgürlüğünün, müsamahanın bundan daha güzel pratik örneği nasıl olabilirdi?!