sol_blok

|
|
|
|
Allah Resulü Neyi Hoşgörmez / Affetmezdi
Fatıma-i Mahzume hırsızlık yapmış ve Allah Resulü, elinin kesilmesine karar vermişti. Fatıma , Kureyş Kabilesinden soylu bir kadın olduğu için elinin kesilmesine razı olmayan bazıları, Peygamber Efendimizin çok sevdiği Üsame (r.a)'yi aracı yaparak affedilmesini istemişlerdi. Allah Resulü, kendi kabilesi için de olsa adaletten ayrılmadı. Hemen bir hutbe irad ederek şöyle seslendi:
"Ey insanlar! G eçmiş milletlerin ne yüzden yollarını sapıtıp (helak olduklarını) biliyor musunuz? Onlar, asilzadeleri(soyluları) birşey çalarsa, onu bırakırlar; zayıfları çalarsa, onu cezalandırırlardı. Allah'a yemin ederim ki; kızım Fatıma da hırsızlık yapmış olsaydı, muhakkak onun elini keserdim!" (Buhari, Müslim)
Demek ki; hoşgörü(müsamaha); dini esaslardan, adaletten fedakarlık anlamına asla gelmez. Bir toplumda hırsıza, caniye, zaniye, rüşvetçiye, zalime müsamaha gösterilirse; o toplumda huzur ve barıştan bahsedilemez. Hele, Allah Resulü'nün işaret buyurdukları gibi; makam-mansıb, şöhret ve zenginlik sahibi olanlar aynı suçu işlediği zaman dokunulmaz; zayıf ve güçsüz olanlar suç işlediklerinde cezalandırılırsa, artık o toplum yaşanmaz bir karmaşaya ve helaka sürüklenir.
|