ust_banner

sol_blok

Ana sayfa
 
KURAN-I KERİM

HADİSLER
İNCELEME - ARAŞTIRMA
GÜNDEM YAZILAR
BAŞKA HAKİKATLER
EKÜMENİK KUTSAL KİTAP
<< Tamamını Oku >>

Apokrif Kitaplar

Kitab-ı Mukaddes
 
Linkler
İletişim

"(Resûlüm) de ki:
Ey Ehl-i Kitap!
(Yahudi ve Hıristiyanlar!) Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse, işte o zaman; 'Şahit olunuz ki, biz Müslümanlarız' deyiniz."

(Âl-i İmran S., 64)

Hangi Durumlarda Hoşgörü Olmaz?

Insan haklarının çiğnendiği, hak ve adalet sözkonusu ol­du­ğu, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne kastedildiği, Din-i Mübin-i Islam'a açıkca saldırıldığı durumlarda hoşgörüden bahsetmek; zulme ve yok oluşa davetiye çı­karmak anlamına gelir. Bir kâtile hoşgörü, evinize giren bir yılana/akrebe göz yumarak çocuklarınızı feda etmenize ben­zer. Halbuki yılanın/akrebin başını ezmeniz, ailenizi ve çocuklarınızı sevmenizin bir icabıdır. Bir katile acırsanız, bü­­tün bir topluma acımamış sayılırsınız. Yani hoşgörü; mut­laka cezalandırılması gerekenleri merhamet çembe­rinin dışında tutar. Üstelik bazen cezalar; suçlu için ıslah edici bir fonksiyon icra ederek rahmete de vesile olabilir...

Bosna 'da üçyüz binden fazla Müslümanı katleden, binlerce Müslüman kadına tecavüz eden Sırp canisine; Filistin top­raklarında Müslümanın elini kolunu taşla parçalayan, halkın tepesine bomba yağdıran zalim Yahudi ye; Çeçe­nis­tan '­ı yerlebir eden Rus ayısına(!) karşı hoşgörüden bahse­di­lebilir mi?..Yani savaş şartları içerisinde, adalet yerini buluncaya kadar zalimin cezalandırılması bir gerekliliktir. Çünkü adalet; "haklıya hakkını vermek, haksıza haddini bildir­mektir."

Hoşgörü anlayışımız, bizi içinde bulunduğumuz haksız ortama razı olmaya ve pasif davranmaya itmemelidir. Çün­kü hoşgörü; insanları ve yaşanan hayatı, hak olana yönlen­dir­mek için ortaya konan aşk ve muhabbet yüklü bir ak­ti­vi­tedir. Islam'daki cihadın hedefi de, adalet ve hoşgörü orta­mı­nın tesisidir. Gerçek adalet, cihadın tatlı meyve­le­ri­dir. Bir ayette; " Allah uğrunda O'na yaraşır şekilde cihad edin ," (el-Hac, 78) buyurulmaktadır. Hakkıyla yapılan cihad, zul­mün ve haksızlığın ortadan kalkmasını; barış, özgürlük, sevgi ve hoşgörü ortamının doğmasını sağlar.

 
alt_banner