ust_banner

sol_blok

Ana sayfa
 
KURAN-I KERİM

HADİSLER
İNCELEME - ARAŞTIRMA
GÜNDEM YAZILAR
BAŞKA HAKİKATLER
EKÜMENİK KUTSAL KİTAP
<< Tamamını Oku >>

Apokrif Kitaplar

Kitab-ı Mukaddes
 
Linkler
İletişim

"(Resûlüm) de ki:
Ey Ehl-i Kitap!
(Yahudi ve Hıristiyanlar!) Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse, işte o zaman; 'Şahit olunuz ki, biz Müslümanlarız' deyiniz."

(Âl-i İmran S., 64)

Durumumuz çok zor, ama katiyyen ümitsiz değil

- Üstad, nasıl olacak, yoksa biz bu kaostan çıkamayacak mıyız? Anlattıklarınız bir hayli gözümü korkuttu.

- Hayır katiyen gözünüz korkmasın! Durumumuz çok zor, ama katiyyen ümitsiz değil. Bizim ibretlerle dolu, imkansız görünen nice büyük işlerin başarıldığı muhteşem bir tarihimiz var.

Allah bize hiçbir topluma nasip olmayan nimetler lutfetmiş. Ama sonra yine bizden, bizim hatalarımızdan kaynaklanan sebeplerle sıkıntılara, bela ve musibetlere uğramışız. Ben düşmanlarımızın gücünden, onların hile ve desiselerinden asla korkmuyorum, çekinmiyorum, bunları garipsemiyorum, normal karşılıyorum.

Düşman tabii ki düşmanlığını yapacak. Esas mesele bizim kendimizi düzeltmemiz, her türlü maddi imkansızlıklarımıza ve sayımızın azlığına rağmen, çok kısa bir zamanda dünyaya hakim olmamızı, koskoca imparatorlukların önümüzde dize gelmesini sağlayan ilim, ahlak ve fazilete, hatta zamanın icaplarına göre daha da fazlasına bir an önce yeniden sahip olmamız.

Zorluklar karşısında oturup şikayet etmek veya ne yapalım kader böyleymiş deyip boyun eğmek Müslümana yakışmaz. Müslüman onları tanıyıp bilmek ve üstesinden gelmek için azim ve kararlılıkla çalışmaktan asla geri durmayan, üzerine düşen görevleri de eksiksiz yerine getiren kişidir. Eğer biz, üzerimize düşen görevleri yerine getirir, hatalarımızı yanlışlarımızı görerek onlardan döner ve doğru yönde gayretle çalışır çabalarsak, Allah da bize yardım eder, bizi en büyük başarılara muvaffak kılar.

Müslüman ferasetine sahip olabilirsek, Allah'ın izniyle düşmanlarımızın hile ve desiseleri de asla bize zarar veremez. Ben geçmişte olduğu gibi gelecekte de, Allah'ın yardımıyla her yönden batıyı aşabileceğimize, en üstün duruma gelebileceğimize inanıyorum. Ama yeter ki hep beraber dertlerimiz, problemlerimiz, sıkıntılarımız, bunların sebepleri, hatalarımız, yanlışlarımız üzerinde düşünüp çareler arayalım. Yeniden ilme sarılıp, ilmin gücünden tam anlamıyla istifade edelim.

Çözümü başkalarından beklemek yerine tek tek hepimiz üzerimize düşenin azamisini yapmaya çalışalım. Milletimiz, memleketimiz, dinimiz ve tüm insanlık için iyi olan, güzel olan, doğru olan, yararlı olan, hayırlı işlerde yardımlaşalım, yarışalım. Din kardeşleri olarak, birlik ve beraberlik içerisinde birbirimize kenetlenelim. Asla ayrılıp parçalanmayalım.

Şunu bilelim ki, ayrı ayrı bize hayat hakkı yoktur. Ha hep beraber var olacağız, ya da Allah muhafaza orada burada hepimiz birden silinip süpürülüp kaybolup gideceğiz. Ortak geleceğimiz, ortak amaçlarımız, ortak çıkarlarımız, ortak faydalarımız üzerinde düşünüp taşınmalı, çaba ve gayret göstermeliyiz. Çare ve çözüm ararken, birbirimizin görüşlerine saygı göstermeli, herkesin ve her kesimin katkı ve katılımını sağlamaya çalışmalıyız ki, çözüm hepimizin çözümü, başarı hepimizin başarısı olsun.

Kendi görüşlerimizi, kendi doğrularımızı başkalarına dayatmaya, insanları icbara kalkışmamalıyız. Allah bile "Dinde zorlama yoktur!" buyurarak, kendi dininin zorla, dayatmayla kabul ettirilmeye çalışılmamasına dahi razı olmadığını bildiriyor. Bazı aklı evvellerin çözüm, diye ortaya attıkları, topluma dayatıp zorla uygulamaya çalıştıkları abuk sabukluklarla geçirecek zamanımız yok.

İyi niyetle emeklerimizi ve güçlerimizi bir araya getirerek çalışmak, durmadan ihlasla daha fazla, daha fazla çalışmak zorundayız. Emeksiz yemek olmaz. Bu dünyada çok büyük bir yarış var. Bu yarışta geri kalmak, ayaklar altına düşmek, Müslümana yakışmaz.

 
alt_banner