ust_banner

sol_blok

Ana sayfa
 
KURAN-I KERİM

HADİSLER
İNCELEME - ARAŞTIRMA
GÜNDEM YAZILAR
BAŞKA HAKİKATLER
EKÜMENİK KUTSAL KİTAP
<< Tamamını Oku >>

Apokrif Kitaplar

Kitab-ı Mukaddes
 
Linkler
İletişim

"(Resûlüm) de ki:
Ey Ehl-i Kitap!
(Yahudi ve Hıristiyanlar!) Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse, işte o zaman; 'Şahit olunuz ki, biz Müslümanlarız' deyiniz."

(Âl-i İmran S., 64)

İslâm'ı yaşamanın mükafatı

-Ama Hocam, o devirler artık gerilerde kaldı. Herkes biliyor ki: bugün Türkiye'de Müslümanlık eskisi gibi güçlü değil!

- Azizim! Az veya çok, şöyle veya böyle her yerde Müslümanların durumları birbirine benziyor. Bazı ümit verici gelişmelere rağmen, çoğunun dini de, dünyası da tehdit ve tehlike altında. Nerede olursa olsun, İslamın ve Müslümanların lehine olan gelişmeler beni hep mutlu eder, aleyhine olanlar gelişmeler de üzer.

Ben dinim için, yani Müslüman olarak yaşayıp, Müslüman olarak ölebilmek için, doğup büyüdüğüm yerleri terk ettim ve anavatanım bildiğim Türkiye'ye hicret ettim. Bazıları için belki öyle olmayabilir ama, bu din benim için her şeyden daha kıymetli. Allah muhafaza, farzımuhal o ülkede tek bir Müslüman kalmasa bile, benim Müslüman olarak kalmam, orada İslamın ve Müslümanların yücelmesi için çalışmam gerektiğine inanıyorum.

Bana göre, Müslümanların tüm sorunlarının kaynağı ve başlarına gelen bütün felaketlerin ana sebebi, Allah'ın dinini ve Kitabını layıkı vechile anlayıp, yaşayamamaları. Ama bugün böyle diye, bu hep böyle sürüp gidecek değil. Geçmişe baktığımızda, islamın zaman zaman güçlenerek, zaman zaman zayıflayarak günümüze kadar geldiğini görürüz. Hiç kimseye ihtiyacı olmayan Allah'ın, her toplum için aynı olan, şaşmaz ve değişmez kanunları var. O bu kanunlarını kimse için de değiştirmez.

Allah, Kur'anı ve islamı en iyi şekilde anlayıp yaşayan toplumları, milletleri yükseltir, onlara dünyada da ahırette de izzet ve şeref, ululuk, saadet ve hadsiz hesapsız nimetler bahşeder. Yüz çevirenlerden de nimetlerini çeker alır, Bu hep böyleydi ve kıyamete kadar da hep böyle sürüp gidecek. Dünkü izzet ve nimet devirleri kalıcı olmadığı gibi, bu günkü sıkıntı, bela ve musibetler de inşallah devam edip gitmeyecek.

Kullarının hallerine göre, Cenab-ı Hakk nimetlerini sürekli değiştirir. Geçmişi idealleştirmenin veya kötüleyip yerin dibine batırmaya çalışmanın bize hiçbir yararı olmaz. Ama geçmişi iyi tanıyıp, iyi analiz etmeliyiz. Nereden geldiğini bilemeyenler, hiçbir yere gidemezler. İçinde bulunduğumuz bu çukura nasıl düştüğümüzü bilemezsek, nasıl çıkacağımızı da bilemeyiz.

Yaşadığımız olumsuzluklara, sıkıntı ve problemlerimizin büyüklüğüne bakıp asla ümitsizliğe de kapılmamalıyız. Sorunlar ne kadar büyük ve karmaşık olursa olsun, Allah'ın yardımıyla Müslüman onun çözümünü mutlaka bulur. Geçmişte olduğu gibi, gelecekte de Allah'ın Müslümanlara büyük lütufları olacaktır.

Hatta bugünün ve yarının, bilimsel ve teknolojik gelişmelerini nazarı itibara alırsak, önceki Müslümanlara nasip olmayan, onların hatırından hayalinden bile geçmeyen nimetlere bizler erişebiliriz ve erişmeliyiz de.Yeter ki biz, o lütuflara layık olmaya çalışalım, gerekli hazırlıklardan, gayret ve fedakarlıklardan geri durmayalım.

 
alt_banner